AYGÜL AYDIN'LA AYLIK BURÇ YORUMLARI... Sevgili Kovalar, Eylül ayında farklı görünmekle gerçekten ilginizi çeken şeyin peşinden gitmek arasındaki ayrımı daha net görebilirsiniz. Venüs’ün 10 Eylül’de Akrep burcuna geçmesi, çevrenizde bıraktığınız izlenimi önemserken Merkür’ün Terazi burcundaki ilerleyişi düşüncelerinizi daha geniş bir çerçevede ele almanızı sağlayabilir. Aynı gün Uranüs’ün İkizler burcunda geri harekete başlaması, yarım bıraktığınız bir fikri veya eskiden keyif aldığınız bir uğraşı yeniden gündeminize taşıyabilir. Ancak bunu başkalarının ilgisini çekmek için değil, sizin hâlâ merak edip etmediğinizi anlamak için denemelisiniz. Her yeni düşünceyi hemen paylaşmak yerine, önce küçük ölçekte uygulayarak nasıl hissettirdiğini gözlemleyebilirsiniz. Size ait bir fikrin değerini, çevrenizin ilk tepkisine göre belirlememeniz bu ay özellikle önemli olacak. 11 Eylül’de gerçekleşecek Başak Yeniayı, başka biriyle birlikte yürüttüğünüz bir sorumluluğun şartlarını daha açık hâle getirmenize yardımcı olabilir. Taraflardan birinin daha fazla katkı sağladığı fakat bunun hiç konuşulmadığı bir düzen varsa, zamanla oluşan rahatsızlık görünür olabilir. İyi niyete güvenmek yerine kimin neyi, ne zamana kadar üstleneceğini belirlemeniz gerekiyor. Ayrıca koşullardan biri değiştiğinde planın nasıl devam edeceğini baştan konuşmanız, daha sonra yaşanabilecek kırgınlıkları önleyebilir. Bu düzenleme karşı tarafa güvenmediğiniz anlamına gelmez; belirsizliğin ilişkinizi yönetmesine izin vermediğinizi gösterir. Açıkça belirlenen bir paylaşım, her iki tarafın da kendini daha rahat hissetmesini sağlayabilir. Chiron’un 18 Eylül’de geri hareketle Koç burcuna geçmesi, kendinizi anlatırken neden bazen gereğinden fazla açıklama yaptığınızı fark ettirebilir. Daha önce yanlış anlaşıldığınız veya sözünüzün ciddiye alınmadığı bir deneyim, bugün en basit fikrinizi bile uzun uzun savunmanıza yol açmış olabilir. Fakat cümleniz uzadıkça vermek istediğiniz asıl mesaj geri planda kalabilir. Bu dönemde karşınızdakinin ne anlamasını istediğinizi önce kendiniz için netleştirmeniz gerekiyor. Bir yanlış anlaşılma yaşandığında hemen savunmaya geçmek yerine, hangi kısmın eksik kaldığını sormanız daha etkili olabilir. Sesinizi duyurmanın yolu daha çok konuşmak değil, asıl söylemek istediğiniz şeyi saklamamaktır.
