Derleyen: Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – 1900’lerin ilk çeyreği savaşla bitmiş, ikinci çeyreği ortalanmıştı. Yenilik ve gelişmeler için ‘kalkınma’ zamanıydı. Öyle ki savaşların eksik olmayacağı bir coğrafya için askeri lojistik ve güçlü ekonomi önemli birer atılım konusuydu. O dönemlerde bunlardan daha önemli görülmese de bugün su içmek için bile gereken ‘enerji’ diğer tüm değerler önünde Türkiye’deki ilk galibiyetini bu dönemde alacaktı. Bakır ve krom madenleri bakımından zengin olan Elazığ toprakları, aynı zamanda askeri anlamda kilit bir noktadaydı. Bakır ve krom yataklarından çıkan tonlarca madenin taşınması ve doğunun askeri anlamda güçlendirilmesi için bir ulaştırma modeli yapılması şarttı. Ağır yükler o dönem en kolay trenlerle taşınabilirdi. Türkler yakın geçmişte trenle 3 kıtaya ulaşmayı başarmışken, Türkiye’nin batısından doğusuna mı ulaşamayacaktı? Bu da başarılırdı. Öyle de olmuştu ancak trenin hizmet verdiği madenler ve lojistik gerektiren sanayiler büyüyor bu kez enerji asıl ihtiyaç haline geliyordu. İşte tam da bunun için trenle enerji arasında bir seçim yapılması gerekiyordu. Yapılan baraj projelerine bakılırsa Elâzığ, Keban Barajı’na kavuşurken yollarını
Savunma ve kalkınma yerine enerji! Keban Barajı’nın altında yatıyor: Türkiye’nin kilidiydi suya gömüldü
Derleyen: Zeynep Dilara Akyürek / Milliyet.com.tr – 1900’lerin ilk çeyreği savaşla bitmiş, ikinci çeyreği ortalanmıştı. Yenilik ve gelişmeler için ‘kalkınma’ zamanıydı. Öyle ki savaşların eksik olmayacağı bir coğrafya için askeri lojistik ve güçlü ekonomi önemli birer atılım konusuydu. O dönemlerde bunlardan daha önemli görülmese de bugün su içmek için bile gereken ‘enerji’ diğer tüm değerler önün






Yorum Yap
Onaylı Yorumlar