1951'de Kosova'da doğan, 10 yaşında ailesiyle İstanbul'a göç eden Şivazar Akdere'nin gönüllülük hikayesi çocuklarla başlamadı. Yıllarca Fındıkzade'deki Kosova Derneğinin huzurevinde gönüllü olarak çalışan Akdere, yaşlılarla ilgilendi ve kermeslerle huzurevinin ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sundu. Yeşilköy'e taşındıktan sonra ise hayatının yönünü değiştirecek tesadüfi bir karşılaşma yaşadı. Eski komşularını ziyaret etmek için bindiği otobüste, iki kadının devlet korumasındaki çocukların yaşadığı Çocuk Evleri Sitesi'nden söz ettiğini duydu. Ertesi gün merak edip kuruma giden Akdere'nin hayatı, kapıdan içeri girdiği an değişti. Çocukların kendisine sarılması ve ayrılırken "Anne, ne zaman geleceksin, elimizi tutacaksın?" diye seslenmesi üzerine gözyaşları içinde eve dönen Akdere, eşine artık huzurevinden çok çocukların yanında olmak istediğini söyledi. Akdere, o günden sonra çocuklar için yalnızca kurumu ziyaret eden biri olmadı. Dönemin gönüllü anneleriyle birlikte devletin gönderdiği erzakla çocuklara yemek hazırladı, oruç tutanlar için sahurluklar yaptı, çocukların isimlerini tek tek öğrendi ve onların günlük hayatının bir parçası haline geldi. Ancak Akdere'nin gönüllü anneliğ
Otobüste kulak misafiri oldu, bir daha hayatı eskisi gibi olmadı: Merak ettim, ertesi gün gittim
1951'de Kosova'da doğan, 10 yaşında ailesiyle İstanbul'a göç eden Şivazar Akdere'nin gönüllülük hikayesi çocuklarla başlamadı. Yıllarca Fındıkzade'deki Kosova Derneğinin huzurevinde gönüllü olarak çalışan Akdere, yaşlılarla ilgilendi ve kermeslerle huzurevinin ihtiyaçlarının karşılanmasına katkı sundu. Yeşilköy'e taşındıktan sonra ise hayatının yönünü değiştirecek tesadüfi bir karşılaşma yaşadı. E






Yorum Yap
Onaylı Yorumlar